Gece yatarken düşündüklerinizi sabah uyanınca bulamayacağınız kadar zordur, yarın! Kimi doludizgin yaşamıştır, yaşayacaklarının düşünde.. Kimisi yalnız bir kalbin ulu ortasında ıssızlığı ile perçinlemiştir ,aşkı. Kıskançlığın hançerinde asılı kalmıştır belki aşkları, belki de yaşanacak güzel hayalleri.. Ya ortak bir mezarlıkta kalmıştır; tek başına bir sevgi, yada ihanetin kabristanında çoktan gömülmüştür, o yüce sevda… Yada derinden sevdikçe saplanmıştır, kemiğe vurmuştur; “Aşk yoktur”; denildiği duygu sarhoşluğu..
Kimi nasırlaşan yüreği ile elde etmiştir,edindiklerini.. Kimide şanslı doğmuş aileden, alıp getirmiştir servetini.. Ama bir yerlerde tökezlemiştir, sarpa sarmıştır, çünkü; çalışıp, kazanma zevkinden yoksun halde yaşamıştır; hazırcı buhranını..! Eline yüzüne bulaştırmıştır, yaşam servetini.. Kim bilir, mal mülk sahibi olacak diye,. kaç mevsim, kaç iklim, kaç bahar, kaç yıl ödemiştir borçları… Yada hoyratça umursuz yemiştir babadan gelenleri… Hep beklemiştir bir liman, sığınacak bir dost yüreği… İçi kan ağlarken gülebilmiş, güldürmüştür; içi kan akan arkadaşını...
Eşi ile kavga etmiş ama anlaşılmasın diye gülmeye çalışmıştır kadının, erkeği.. Sevgiyi rehin bırakmışken yarende, başka bir kadında bulmuştur çıkarcı erkek kendini.. Sevdam, derken yıkılmıştır, sevgili ihanetinde tövbe etmiştir; erkek böceğe bakmaya bile kadın…
Babasına kırgın iken babasının devrettikleri ile övünmüştür arkadaşlarına egosu yaralı adam… Duygu paslı adam, bir türlü içten eşine söyleyememiştir; “Canım benim gerçek aşkım’’
Kaç doktor sağlığı iyi değilken hastalarına sağlık verebilme çabasındadır. Sigara zararlı diye konuşmalarda rol alan ilgili, aslında herkesten çok sigara içmenin acısındadır.
“Mutluluk resmi” ni çizmeye çalışan ressam içinde yaşamadığı, bilmediği renklerle oluşturduğu resimde bulmuştur, mutluluğu! Hep yok olanların hayalini kurmuş kendinde varmış gibi göstermiştir, kaç kişi mutluluğu..
Aslında mutluluk; mutlu olmak, mutlandırmak, zor anlatılır, farklı algılanıp yaşanılır. Eylül hasadında sarı buğdayın simgesinde, kumsalda öpüşen,sarmaş dolaş olan sevgilide, bol paranın hayalini kuran beyinde, boş cüzdan da çokça parası varmış gibi kasıntılı insanda, hastanın umut gözünde,ocak üzerinde fıkır fıkır kaynayan su sesinde, şairin dizesinde, yazarın sayfasında, tarihte, gelecekte, mitolojik kazılarda ve benzeri yerdedir belki mutluluk!
Farklı yerde, doyumsuz arayışlarda aransa da mutluluk, asıl içimizde bizde var olan güzelliktedir; Mutluluk gelecek diye beklemekten vazgeçilmeli, mutluluk bulvarın sonundaki yarış çizgisindeki varışta olmadığı bilinmeli.. Kimileri gökte, kimileri de yerde arasa da asıl mutluluk insanın, kişiliği, ruhu, yüreği, kısacası kendisidir. Tatlı tebessümle, uyanmak, sağlıklı bedende koşabilmek, pırıltılı gözlerde aynada güneş olan insanın ta kendisidir!!
İçinizdeki sizi keşfedince, sizde olan niteliklerle doyuma ulaşınca, kahkaha atmak, gözyaşlarını toparlayıp, tekrar gülmeyi başarmaktır, mutluluk..
Ne kalp kırmaya, ne çıkar için gönül koymaya değer .Hemen şu an düşünüp, siz için önemli olanlara; “Seni seviyorum’’ demeyi ihmal ettiyseniz, nedensiz, saçma bir şey için küs kalmışsanız, sizin yüzünüzden, size kızgın, dargın olan birileri var ise, hemen ulaşıp, arayın ve içinizde biriktirdiğiniz içten sözleri çıkarsızca savurun... Mutlu olmak ve mutlu etmekte bizim elimizde!
Belki şimdi, belki bir saat sonra, belki de yarın neler olacağının bilinmezliğinde; ne söz verilmeli, ne de verilen sözlere kanmalı!
Mutluluk anında, zamanı yaşamaktır; yarın hiç kimseye mutluluk vaaadin de bulunmuyorsa, bu günü, bizdeki güzellikleriyle geç kalmadan yaşamaya ne dersiniz?
A.Esra OSKAY
www.esraoskay.net-www.esraoskay.com
Tasarım:
www.onlinetasarim.net
|