SONRA GÖRÜŞÜRÜZ!
‘’Sonra Görüşürüz!’’ Dostları, arkadaşları, sevdiklerimizi en kolay erteleme sözü bu değil mi? Dile kolay gelen bu sözle, geniş zamanda bekletmeyi basit çözüm olarak bulmuşuz!..
Sonra, sonralar; kimi insan için uzun, adı konmayan zamanı beklemede;
’’Ne zaman, yani kaç saat, kaç gün sonra?’’ Sorusunu akla getirmiyor mu?
Kimi insanlar içinse, yarına ulaşmadan kayıp vakti! Alışmışız bu sözlere.. Anlamını düşünmeden konuşuyoruz işte; ihmal edince yakınlarımızı bu sözün yardımı ile baştan savıyoruz.
‘’Zamanım yok’’ söyleyenler için se; bir dakika bile ayıracak kadar hepimizin vakti vardır!Diyorum.
Bir dakika, dostluk ve insanlık için vermeye değmez mi?
Oysa sonraların, bilinmezlik, boşluk olduğunu hepimiz biliyoruz! Ama işimize öyle geliyor. Bencilikle, nezaketten yoksunlukla kolay sandığımız bu sözlerle oyalıyoruz, karşıdakileri...
Dostluk, öyle bir şey ki beslenmek ister.. Karşıdakinin sevgi-saygı-güveni ile..Tek taraflı sevgi nereye kadar yaşar ki? Tıpkı susuz kalmış bir hercai menekşe gibi..Belli saatten sonra kuruyup, ölür. Hele de zamanı belirlenmeyen sonralarda görüşebilme ihtimali ve ihtimallerin yalanlandığı zaman da en içten dostluklarda tükenir, biter!
Kim bilir kaç ses,kaç insan, dosta ihtiyaç duyduğunda sarılıyordur, telefonuna.Konuşmak, dertleşmek, deşarj olmak; arkadaş sesinde rahatlamak huzurunda..
Sıkıntı halindeki birine ‘’Sonra görüşürüz’ demek ne kadar üzücü, öyle değil mi?
Ya sonra, söylemeyeceksiniz ya da söylediğiniz sonra da zamanı geciktirmeden, size can diyene canan olacaksınız!
Yaşam sanıldığı kadar kolay değil; hepimiz bu süreçte zaman zaman gelgitleri yaşıyoruz. Dört dörtlük bir yaşam da hangimiz varız? Hangimiz yakınlarımızla bile paylaşamadığı sorununda, arkadaşının desteğine sarılmıyor ki?
Kim ben mutluyum, kimselere ihtiyacım yok! Diyorsa yanılıyor!! Koşullar ne kadar güzel de olsa da her birey kendi dünyasının dışında arıyor; bir arkadaş eli,dost omuzu,daralan yüreği genişletecek bir sevgi sesi.. Bu ruh halini ben, siz hepimiz yaşıyoruz.Ama egoistlikle kendimize umut ararken, çaresiz çoğu dostu da geniş zamanda bekleterek erteleyebiliyoruz.
Bu nedenle, her birimizin tüm iletişiminde empati yapması gereğini hatta empati yi alışkanlık haline getirmesini öneriyorum.Biz insanoğlu, insanlarla dolu evren de beraber yaşıyorsak, kendimiz kadar başkasını da anlamalı, kendimizi başkasının yerine koymayı öğrenmeliyiz
Her tür ilişki de, kişi kendisini karşıdakinin yerine koyabilirse, karşıdakinin çektiği acıyı veya mutluluğu hissedecek ve ona göre davranması gereğini kavrayacaktır!
Keşke her birimizin empati güzelliği tüm diyaloglarımızda var olsa.. Bencil olmasak, veya bize ihtiyaç duyan dostları baştan savmasak! Sonra, deyip geçiştirme yaptığımız dostları kaybettiğimizde pişmanlık duymasak!
O kadar uzun sandığımız hayat, sanıldığı kadar patikasız,virajsız ve uzun değil! Kısa bu yaşamda, barış, sevgi, yardımlaşma ve paylaşma en büyük mutluluktur! Hüzünleri dağıtıp, sevinçleri paylaşacağımız nice günlerden sonra görüşmek üzere...
A.ESRA OSKAY
www.esraoskay.net-www.esraoskay.com
Tasarım:
www.onlinetasarim.net
|