36-SOKOK ÇOCUĞU
Lodoslu günün şiddetin de yağmur.
Ağaç dalları inliyor.
Köşede çıplak ayaklı çocuk.
sıcak kalbini üşeten yağmurun sağnağında.
Çığ gibi düşüyor, bulutlardan yağmur.
Esmer yüzlü çocuğun yüreğine.
Benim beynimi yaktığı gibi,
Elinde kalan tek sıcak kalbiydi.
O da sular altında sönüyor,üşüyordu.
Ateşini söndüren damlalara çatmış tı kaşlarını!
Nasıl kızmaz, kömür gözlü çocuk!
Sıcak yüreği de , eriyordu, kar gibi,
Karşıdan şık giyimli bir adam geçiyor.
Su geçirmez montu ve şemsiyesi ile..
umursamadan sağnağı. Kalbinin hareretinde.
Günlerdir acıkmış,susamıştı; bir kuru ekmek dilimine muhtaçtı.
Acımasız , ağlayan sokaklarda.
Aldığı gıda gökten gelen tek içeceğiydi.
Lüks otomobillerde geçen cocuklar gülüyordu,
Yarı çıplak, yalnız sokak çocuğuna.
Annelerin , babaların önemsemediği sokak çocuğu,
Çaresiz ,kimsesiz yapayalnız!
Su damlalarını diliyle zor alıyordu ağzına..
Oysaki tek düşü;
Bu son vedayı da sıcak yatağında noktalandırmaktı.
Yoktu evi,sıcak yatağı, taze ekmeği!
Derin bir nefes çekti ciğerlerine..
Sokak çocuklarının kaderiymiş!
Demek ölmekte varmış ,
Ağlayan gökyüzünün altında.
                    A. Esra OSKAY