SEVGİYE DAVET
Sevgimizi vermeye korkuyor ama almaya bayılıyoruz!
Oysa ki almadan vermek tek Tanrı ‘ya özgü!
Tanrı hep verir; şans,ugur,başarı,sağlık
para.. Nice kazanılan gayri menkulların
,yaşanılan sağlıklı anların,düzeni kurduran
şansın, umudun tek gücüdür, Tanrı!
Sevgiyi neden yaşatamıyoruz?
Sevgi ile yaratılmışız;sevginin en güzel
bahçesinden çiçekleri koklaya kokalaya gelmişiz,
Dünyaya! Sonra da cömert olacağımıza birer
‘’’Sevgi Cimrisi’’ olmuşuz;almaya alışmışız!
Almak derken; pohpohlanmak,olduğundan fazlasını
sulu sözlerle sıralamaktan söz etmiyorum.
İçimiz den gelen ve onu bir türlü dışarı
dökmeye cesaret edemediğiniz o gururumuz
dan! O içimiz de ki yedi başlı yılandan söz
ediyorum. Yılan, gurur olarak girmiş içimize
kemiriyor,eritiyor.. En güzel besinimiz sevgimizi
yiyor; sevgimizi üretip tüketmemize hep engel
oluyor!
Önce iç kavgamız da; yılanı yok etmeliyiz.Gururu
kovmalıyız’ içselliğimizi,güzelliği ile dışa
vurmalıyız. Bunun için naz , kapris yapmaya
gerek ne? Anlamıyorum!
Evlilik danışmanlarının sıklıkla rastladığı
da bu olsa gerek! İçimiz de ki o yılana;
‘’ Sus’’ demeyişimiz. Özellikle sevgililer
de bu öyle olmuyor mu?
Erkek te ,kadın da; birbirlerini sevdikleri
halde,anlaşamadıklarının üzüntüsünde ya bir
‘’Aile Terapistin de’’ ya da bir ‘’Avukatın’’
bürosunda kendilerini buluyorlar..
Sorun: Anlaşamıyoruz!!
Enine, boyuna,altına, üstüne girildikten
sonra çıkan sorunun kalp akımında; ‘’Sevgi
Pıhtısının’’ sebep olduğunu anlıyorlar..Sevgi
ye set çekmeyeceksiniz bırakacaksınız akıp,süzülüp
gidecek,pıhtılaşmaması için sevgiyi canlı
tutacaksınız. Kimi de bu farkı hissetmeden
yollarını bir inat,gurur üzerine noktalandırıyor.
Kadınlar sanki ‘’Seviyorum’’ Demenin bayağılık
olduğunu hatta üçüncü sınıf vatandaşı olacaklarını
sanıyorlar(!)
Erkek ; ‘’ Kuyruğu kaptırırsam her şeyin
sonu gelir;sevdiğimi belli etmemeliyim, kadına!’’
diyor. Erkeklerin içinde ki ‘’Erkekçe Düşünüş’’
Maçoluğun; eğitimli olmak ve olmamakla hiçbir
ilgisi yok! Hep içlerinde o saklı bir yerlerde!
Kadına ‘’Seviyorum’’ Demenin zayıflığını
buluyorlar!
İyi o zaman, kadın kapris naz, erkek gurur
inat yaparsa; sevgi ne olacak? Yılan uzayıp
gidecek benliğimiz de,ruhumuzu saracak! Sevmek
kadar güzellik varken bunu saklama niye?
Ne ‘’Seviyorum diye Sevilmeli’’ ne de’’Sevmiyor
iken ,Seviyorum’’ denmeli!( gerçek yürek
sevgilerinde zaten sevgi gizlenemiyor.)
Yürekten,saf,temiz hislerle söylenmeli,bastırılmamalı!
Severken neden aranmamalı! Karşıda ki ‘’Acaba
Seviyor mu?’’ diye de paniğe kapılmamalı!
Sevmeliyiz! Bu mor sevgi de olsa,kırmızı
sevda da olsa seviyorsak; haykırmalıyız!
Alem ne der diye ? Kendimize zehir etmemeli
bu kısa yaşamı! Tanrı içimiz de ki sevgiyi
yaşatalım diye vermedi mi? Sevgi çiçekleri
ile almadan hep verdi, yanımız da oldu !
Karşıdan bekleyeceğimize önce sevelim; sevgimizi
duyuralım sonrasın da sevilmiyorsak boş verelim;
sevince mutlu olan biz değilmiydik?Elbette
karşıdakiler de bir gün seveceklerdir bir
başkasını.Ama bunu yaşayalım. İnsanız sevgi
ile yaşamalıyız! Sevgiyi almayanlara da takılı
kalmadan hemen ‘’Hoşça kal’’Diyebilmeliyiz!
A.Esra OSKaY |