SEVGİLİ EŞLER, ÇOCUKLARA KIYMAYIN

Yazı Dizisi: EVLİLİK!

-Evlenince Değişen kadınlar!

-Sevgisiz Evlilik İşkencedir!

- Popüler Çapkın Erkekler!                                                                

-Sevgili Eşler; Çocuklara Kıymayın!

                                                      ......

Kim ne derse desin,hangi evli çift kızarsa kızsın bana; üzerinde durduğum beni düşündüren,, Kalbimin ağrıdığı, mutsuz evliliklerdeki;

“Sevgi Çiçekleri; Çocuklardır”!

Dergi  yazı dizimdeki konu Evlilikti! Ancak evlilikleri inceleyip, araştırdığımda yetişkinlerden önce gözleri nemli, bir yudum umut, bekleyen mutsuz evlerin çocukları gözüme çarptı! Buruk duruşlu, hüzün dağıtan çocukları görünce zaten anlıyorsunuz; anne ve babanın evlilik spazmı yaşadıklarını! Yetişkinler maske kullanmayı öğrenmişliğin usta aktörlüğünde sergileyebiliyorlar. Fakat çocuklar; hayat denen tiyatroda başarılı değiller, sahnede amatör oyuncu kalıyorlar!

“Anla beni! Anlat bana; aile mutluluğunu” Der gibi minik bir çare arıyorlar..

Evlilik iki kişi arasında verilen karar ise; çocuk dünyaya getirme sorumluluğu da yine iki kişinin istemi ile gerçekleştirilen karar ve  mutluluk eylemidir!

   Öyle ise mutsuz evlilik sinyallerinde eşler çocuk yapma isteğini neden ertelemiyorlar? Neden çocuğu ailede oluşan enkazın altına altına sokuyorlar?

 Niçin?

...

Belki çocuk olursa ;” Eşim evine bağlanır, beni sever Düşünceleri ile masum miniklerin günahına giriliyor, ilkyardım ünitesi gibi, aile danışmanı gibi günahsız çocuklara ağır sorumluluklar verilip, çocuklar kullanılıyor?

   Hele bazı aileler resmen kumar oynuyorlar;

“Ahmet'te düzelmedi, Ayşe'de belki evliliğimiz düzelir, umuduyla''

(!)

Baştan bozuk giden bir evlilikte eşler önce kendilerini onarsalar da sonra çocukları dünyaya getirseler, daha mantıklı olmaz mı?

Fevkalade, evlenen her çiftte kolaylıkla anlayabiliyor; mutluluğu yakalayacaklarını veya kesinlikle bu evliliğin acı sancı olacağını! Bırakın evlenip aynı evde yaşamayı, tanışma döneminde; söz, nişan sürecinde bile bu belirtileri rahatlıkla su üstüne çıkabiliyor! Frekansların uyuşmadığı, hoşnutluğun yaratmadığı huzur ilişkisinde her durum belli oluyor! Ortak hiçbir paylaşım olmadan ısrarla “Belki Anlaşabiliriz !!” Diyorsanız,

siz kumar oynuyorsunuz derim!!!

 El ele tutuşup;

“Dostlar evli görsün  diye, beraberlik evlilik demek değildir” !

Sanki toplum için evleniliyor, sanki toplum için acı çekildiği halde boşanmaya yanaşılmıyor! Çünkü ” Ayıp, günah, yazı k ” öğütleri ile bu güne kadar gelen eşler; ebeveynlerinin sözlerinden çıkmamaya, haklarını savunup, haklı yönlerini kullanmamaya alışmışlar!!

   Sorunlar, evliliklerde her ne kadar kadın-erkek anlaşmazlığından kaynaklanıyorsa da; temelde anne ve babalarımızın yetiştirme tarzındaki yanlışlıklardan kaynaklığını hiç düşündünüz mü?

Düşünseniz bile bunu yüreklilikle açıklayıp, tabuları kıramadınız; ve onlar mutlu olsun diye evlilik imzasında ; kadın, erkeğin mutsuz, çocuğun da sevgisiz bir yaşamda yaşayacağını sandınız!! Aileler, anne ve babanız istiyor, toplum ayıplar, maddi çıkar sağlanmalı diye, sevgiyi kalplerinde, beyinlerinde analiz etmeden evlenenler, yaşamların da ki en büyük cezanın bu  olduğunu yaşayarak görüyorlardır!! Ve öylesi bir yaşam şeklini yaşarken; çocuklarında günahına giriliyor!!

  Sizce Anne-Baba Olmak Bu mudur ??

Baskılar, halk arasında konuşulanlardan oluşturulan yapay kuralların üzerimizdeki etkilerinden değil midir; sağlıklı düşünemeyişimiz, cesaretle karar vermeyişimiz ve masum çocukların günahına girişimiz?

       Evlilik konusunu, sevgili okurlarla paylaştığımda; hassas  ve duygusal bu konunun içinde, her  bir bireyin kendi içindeki sancılarını birer demetle, serzenişlerini ifade eden yazılarını; gelen a-maillerden anladım!

  İnsanların okurken kendilerini görmelerini istedikleri şekilde okuyup yorumlamaları dikkatimi çekti! Ne kadın, ne de erkek tarafı haklı yöne çekilmiştir. Sadece örneklerle açıklanan eşler arasındaki araştırma, gözlem ve değerlendirmenin kaleme alınmasıdır!! Ne yazık ki evlilik yarası alanlar empati yapmadan okumuş ve anlamak istedikleri gibi anlamışlardır!

Keşke her evli çift mutlu olabilse ama yakalayamadıysanız o canım mutluluğu yinede diyorum veda edin beraberliğinize;

çocukların günahına girmeden, yarının sevgi çiçeklerine geleceği karartmadan! Yada çocukları var olan aile bireyleri, anne –babalar; gözü yaşlı, elem dolu bir evlilikte çocuğunuz var ise; yavrunuz için bu işe bir an önce çözüm bulunuz!!

Mutsuz beraberliklerde illa devam diyorsanız; size haklı gelen toplum, ne derlerinden yada ekonomi sorunlarından dolayı, evliliği siz yaşayın ama lütfen çocuk dünyaya getirmeyin!.

Mutsuz evliliklerde; yarınların mügesi çocuklara lütfen kıymayın!!!

             A.Esra OSKAY