Lübnan Cumhurbaşkanı M.Emile Lahoud , Birleşmiş Milletler (Çocuklara Yardım Fonu) UNICEF'in Lübnan'daki en üst düzeydeki büyükelçisi Ekrem Birerdinç'e, başarılı çalışmaları nedeniyle onur ödülü verdi.
                  |<<<@na sayfaya dön |      | Esra OSKAY'ın şiirleri | Esra OSKAY'ın makaleleri |      | Sayfa Sonuna Git |

ORTA ŞEKERLİ KADINLAR!

“Bu kadarı da fazla!'' Diyerek yazdırdı yine, Tülin!

Ah şu Kadınlar! Vah bu Erkekler!İçin yaptığım gözlem ve araştırma yazım için, alıcılarım açık dolaşırken ve edindiğim bilgilerimle yorgun halde evime dönerken, telefonun diğer ucundaydı Tülin!

Canım arkadaşım, ısrarla “Gel, özledim, çay içelim” Diyordu. Tülin'i kıramadım, bende özlemiştim. Uzun zaman olmuştu görüşmeyeli, hemen teklifini kabul ettim. Bir saat sonra Tülin'deydim.

Zorlu yaşamda, onca çaba ile tamamladığı eğitiminin sonrasında edindiği mesleğini yapmamış, evinin hanımı olmuştu. Tülin okul arkadaşımdı. Güzel anne, tatlı eş konumunda yaşamına devam ediyordu. Geçmişten; sevinçlerden, kederlerden söz ettik. Çaylarımızı yudumlarken akşam oluşuyordu. Tülin yine çok rahat durumda, akşam yemeği için endişesiz söyleşisine devam ediyordu. Engel olmak istemedim; ''Yemek hazırlığın olabilir, ben kalkayım artık!'' Tülin gülümsedi, telefonuna uzanarak eşini aradı.

‘' Kocacığım, bir demet maydanoz çabuk getir yoksa akşama yemek yok, bilesin! Dayanamadım, hemen karıştım; ''Maydanozsuz yemek yapamaz mısın, başka malzemeleri değerlendirerek çok çeşitli yemek yapabilirsin.''

-Hayır yapamam,uğraşamam.Dedi,tam da benim erkeklerin evlenecekleri eşlerinde ne gibi özellikler ararlar adlı araştırmamdaki konuma denk geldi.Tülin'e sorular sorma anını yakalamışken,sıraladım aklıma gelen soruları.Aldığım yanıtların her biri diğerinden saçma sapandı.Kadın anlamını taşıyan açıklamalardan uzak konuşmaları beni yanılgıya düşürüyordu.Her ne kadar iyi tanıdığımı düşünsem de arkadaşımı yaşadığı ilişkide gözlemlemek en doğrusuydu.

Tülin evliliğinde; ''Anlamam.Bilmiyorum.Yapamam lar la rahat ev hanımlığı rolünü iyi oynuyor ve çok başarılı olduğunu da kahkahalarla tamamlıyordu. Aklınca erkeklerin ‘'Akıllı kadınlardansa; anlamaz, bilmez, başaramaz tiplerdeki eşlerle daha mutlu olduğunu örneklemeye çalışıyordu. Tülin'nin kadın, eş rolü belki kocasına hoş gelebilirdi ama beni rahatsız etti; kadın olmamdan ve kadın olmanın, zeki, cesaretli, yürekli, yapıcı özelliklerini bildiğimden olsa gerek!

Tülin'le vedalaşıp, mutluluklar dilerken gördüklerim için; '' Bu kadarı da çok

fazla ''Demeden ayrılamadım. Umarım canım arkadaşım ne demek istediğimi anlamıştır!

Kadın,eş olunca ; ''Bilmiyorum, anlamıyorum, elimden gelmiyor ''Deyişlerin ne kadar zayıflık olduğunu, ne büyük başarısızlık olduğunu yazmadan geçemeyeceğim!

Kadın olmak, üretmek, genişletip, büyütmek; sevgileri artırmak, aile kavramındaki rolünü dürüstlükle yapmak değil midir?

Layıkı ile bağlı olduğu kurumun bağlarına güç katmak değil midir?

Kadın olmaktaki güzelliği yanlış kullanan kadınlar; lütfen kusura bakmasın! Ama; kendilerini, saf, beceriksiz göstererek erkekleri ile mutluluğu yakalayacaklarını sanıyorlarsa yanılıyorlar. Bu halde evliliklerine devam edenler var ise, içselliklerinde ne kadar işe yaramaz olduklarının sancısıyla yüz yüze her an geliyorlardır.

Bir erkeğin yardımı olmadan da çok şey başarılır. Kendisi, ailesi, çevresi için üretici kadının elinde, erkek elinin olması da şart değildir.

Kadın; güçlüdür, emekçidir, üreten, çoğaltandır. Kadınlığın özünde var olan bu özellikleri iptal etmek ve kendini erkeğin gözünde zayıf göstermek bana göre kadınlığın ayıbı, en büyük acizliğidir. Bu ne kadın hakkını korumak ne de kendini ezdirmektir. Kocaman bir başarısızlıktır!

Fevkalade bir kadın anne, eş ise her zorluğa katlanma direncini gösterebilir. Sevgi dolu yuva kavramında küçük işler bile büyük keyifle yapılır. Bir kadın veya erkek evliliğinde sevgi saygı, güvenini kaybetmediği sürece ağır yükler bile eşlere hafif gelir. Erkeklere karşı güçlü olalım derken illa da başarısız, beceriksiz olalım demedik! Evlilik denen özel, sevgi dolu kurumda; ne kas katı, kuralcı ne de saf, zayıf olunmalı.. Bir kadın evinde, rahat yaşamda zengin koca parası ile yan gelip yatabiliyorsa bu eylemi kadınlığa yakışır değil! Ve böyle kadınlar için; ''Kadın gibi kadın değil!'' Derim!

Haklarınızı savunun, koruyun, kendinizi ezdirmeyin diye bas bağıranları, sanırım bazıları yanlış algılamışlar! Ya da kendilerince böyle bir yolu seçmenin yanlış tercihini yapıyorlar. Eşinin eline bakan, eşinden yardım almadan; çocuğu için, ailesi için özveride bulunmayan, kocasının karşısında ezilip büzülen veya dişini fırçalarken bile yardım bekleyen kadın da kadın değildir(!)

Gerçi edindiğim bilgilere ve sayısızca yönelttiğim sorularla erkeklerin, yatak odasındasın da ki başarıya daha çok önem verdikleri söylense de, asıl kadınlığın insan gibi insan olma başarısındadır; sevgisi, içtenliği, üstünlüğü!

Kadın veya erkek her iki cinste ne olursa olsun birbirinden üstün değildir. Çünkü iki karşıtta eşsiz niteliklerle dolu insandır! İnsan olan her kadın ve erkekte sorumluluğunu bildiği sürece evlilik yaşamı zevkle yol alacaktır.

Aslında erkekler neşe dolu bakışların, sevinçli gülümsemelerin tatlı kadını ile hayatı yaşamayı diliyor. Tabii ki erkeğinde sorumluluğunun bilincinde; Güzel eş, iyi baba olması gerekiyor.

Sevgi beraberliklerinde; saygı, güven şart!Samimiyet, paylaşım,özveri dozunda olmalı.. Ne çok taşkın, ne de çok şaşkın olmalı! Ayarı bulmak gerek! Ancak o zaman tüm evli çiftler dünlerine sevgi, saygı duyabilirler.

Kanımca, erkeklerin evlenecekleri eşlerinde olmasını istedikleri özelliklerin başında; sadakat, güven, saygı huzuru ile başarılı güçlü kadınların kollarında, orta şekerli bir hayat! İşte o ortayı bulmalı kadınlar; kaprissiz, öfkesiz sevgi buselerinde, ne çok bencil ne de sabır taşını taşıracak kadar ateş olmadan; orta şekerli kadın olmak gerekiyor!

Orta şekerli kadın olma onurunda yaşayan tüm kadınlara sevgiler..

A.Esra Oskay

             | <<<ana sayfaya dön | sayfa başınadön | irtibat |
Telif Hakkı©2005
www.esraoskay.com   'a aittir.
  Son Güncelleme:03 Haziran 2005