|
Bireylerin öğrenmesinde birçok yol
ve yöntem uygulanmaktadır.Bir konunun öğrenilmesinde birden çok yöntemin
ve tekniğin birlikte kullanılmasıyla bireyin duyumlarına gelen uyarıların
kısa ve uzun süreli belliğe transfer edilmesi,uzun süreli belleğin
işletilmesi öğrenme stratejisi olarak açıklanmaktadır. Strateji yöntem ve
teknik seçilirken belirleyici değişken hedef alınır.Buna bağlı olarak
öğretme stratejisi yöntem ve teknikler ortaya konur.Strateji hedefe,
yöntem stratejiye, teknik yönteme bağlıdır. Strateji metoda ulaşmak için
öğrenme etkinliklerinin sıralanmasıdır.
Öğrencinin “öğrenmeyi öğrenmesi” en temel ilkedir.bunu
üstünde öğrencinin duyusal durumunu etkilemek ve onun yeni bilgiyi
edinmesi örgütlemesi ve bütünleştirmesini kolaylaştırmak temel amaçtır.
Öğretim faaliyetlerinin düzenlenmesinde öğretim
hedefleri ve kapsam belirlendikten sonra kapsamın sunulmasında kullanılan
pekçok öğretim yöntem ve teknikleri vardır.ancak öğretmenin kullanacağı
yöntem ve tekniklerin doğru seçimi için öğretim stratejisinin saptanması
gerekir Öğretmenin nasıl meydana geldiğini açıklamaya çalışan birçok
psikolog bir ileri adım daha atarak öğretimin nasıl olması gerektiği
üzerinde çalışmışlardır.Bunlardan Bruner (1966),Ausubel (1968) ve Gagne
(1970) üç temel öğretim stratejisi önermişlerdir.Bu üç bilim adamı
kendilerinden sonra gelen psikologları da büyük ölçüde
etkilemişlerdir.Örneğin;doğrudan öğretim ve aşamalı öğretim adı verilen
öğretim stratejileri Ausubel’in sunuş yoluyla öğretim ve Gagne öğretim
etkinlikleri modelinden etkilenmişlerdir.Aşağıda bu bilişsel öğretim
stratejilerinin özellikleri ve uygulanmaları açıklanmıştır. BULUŞ YOLUYLA
ÖĞRENME Jerome Bruner insanın çocukluktan itibaren geçirdiği gelişim
fonksiyonlarını incelemiş ve bunun dayalı bir öğrenme kuramı
geliştirmiştir.İnsanın gelişim dönemlerini eylemsel dönem 0-3 yaş,imgesel
dönem Piaget’in işlem öncesi dönemi ve sembolik dönemi de daha sonraki
yıllar olarak üçe ayırmıştır. Bruner bu bilişsel gelişim hakkındaki
düşüncelerine dayanarak buluş(keşfetme) yoluyla öğrenme kuramını
kurmuştur. Bruner öğrenmede konu alanı yapısını anlamanın önemli olduğunu
ve bunu anlayabilme yolunu bireyin öğrenmede aktif olması ve buluş yapması
gerektiğini savunmuştur. Ayrıca öğrenmede tümevarım ve usavurma yolunun
üstünlüğünü savunmuştur.Öğrenci merkezli öğretme-öğrenme sürecini
savunmuştur. Buluş yoluyla öğretmenin temel görevi Öğrencilerini
yönlendirmektir.Bu yaklaşımda öğretim öğrencinin merakını uyandıran bir
soru ya da problem durumu ile başlatılır.Öğrenciler araştırma yapmaya
denenceler kurmaya ve denenceleri test etmeye teşvik edilir.Öğretmen
öğrencilere sorular yönelterek öğretim hedeflerini ulaşmalarına yardımcı
olur.[ Buluş yoluyla öğrenme öğrencinin davranışları kendi gözlem ve
etkinliklerine dayanarak kazanmayı esas alır.Burada öğretmenin
rolü,kavramları ve ilkeri vermek değil öğrencilerin kendi kendine
bulabileceği bir öğrenme ortamı yaratmaktır Buluş yoluyla öğrenmenin diğer
bir avantajı problem çözmeye yönlendirici olmasıdır. Buluş yoluyla
öğrenmede öğrenciler bilgiyi sadece alıp özümsemezler aynı hızda
uygulamaya,analiz etmeye ve sentez yapmaya zorlanır. Buluş yoluyla
öğrenmede diğer bir ilke ise öğrencinin merak duymasıdır ve merakını
öğrenme boyunca sürdürmesidir.Bruner’e göre bütün çocukların içinde
öğrenme korkusu vardır ve öğrenme içten güdülenme ile daha kolay oluşur ve
bunun en güzel örneği de merak duymadır.Bu sebeple çocukların
anlama,keşfetme süreçleri ve merakları yönlendirilmeli ve teşvik
edilmelidir. Bruner’in öğrencilerin öz yeterliliğe sahip bağımsız olarak
öğrenebilen bireyler olmasını sağlamak için öğrencilerin doğal ilgilerini
uygun etkinliklerine yönelmesine buluşlar yapmasına ve merakına tatmin
etmesine izin vermektir.Öğrencilere cevapları vermek yerine onları
problemleri kendi kendine ya da küçük gruplarla çözmeye,cevabı bulmaya
teşvik etmek gerekir.Öğrenci öğretmenin anlattıklarından çok kendi gördüğü
yada yaptığı şeylerden yaralanır. Bruner buluş yoluyla öğrenmenin
tümevarımla gerçekleştiğini kabul eder. Tümevarım birbirinden bağımsız
örneklerden genellemeye veya bir kurala ulaşmadır.. Özel örnekler
kullanılarak genel ilkeler formüle edilmektedir.Örneğin yeterince dörtgen
örnekleri ve dörtgen olmayan örnekler verilerek öğrencilerin dörtgenlerin
özellikleri bulmaları sağlanabilir. Tümevarım yoluyla öğrenmeyi teşvik
eden bu yaklaşıma örnek kural yöntemi denir. Buluş yoluyla öğrenmede iki
yaklaşımdan söz edilebilir.Kazanacakları kavram ve ilkeri bulmalarında
serbest bırakılmaları ve ilgili kavramı ve ilkeyi bir bilim adamı gibi
kendileri bulmalı.Böyle bir yaklaşım zaman alıcıdır.sonuç elde edilmesi
her zaman mümkün olmayabilir.Diğer bir yaklaşım kılavuzluk ederek
öğrencinin kavram ve ilkeleri bulmasını sağlamaktır. Buluş yoluyla öğrenme
özellikle matematik,fen bilimleri ve dil öğretiminde etkili olarak
kullanılabilecek bir stratejidir. Yapılandırılmamış
Buluş:Yapılandırılmamış buluş planlanmamış doğal bir ortamda
kavramları,ilkeleri bir problemin çözümünü bireyin kendi kendine
bulmasıdır.yapılandırılmamış buluş bir bilim adamının bir araştırma
projesi üstünde tesadüfen herhangi bir ilkeyi, kavramı bulması
gibidir.Örneğin;arşimet’in hamamda altının özgül ağırlığını bulması
gibi... Yapılandırılmamış buluş okul önceki dönemdeki çocuklar için uygun
olmakla birlikte ilk öğretim,ortaöğretim ve yüksek öğretimde tercih
edilir. Yapılandırılmış buluş:Öğretmen kazandırılacak hedef ve
davranışları belirler.Sorular sorarak öğrencilerin ellerindeki verileri
analiz etmelerine ve sonuca ulaşmalarına yardım eder. Hilloks (1984)
tarafından yapılan bir meta-analiz çalışmada da yapılandırılmış buluşun
hatırlama ve transfer üstünde sunuş yoluyla öğretimden
dört,yapılandırılmamış buluşla üç kez daha etkili olduğu gözlenmiştir.
Ancak her tür konuyu öğretmek için buluş yoluyla öğrenme etkili
değildir.Önemli olan konu ve öğrencilerin özelliklerine en uygun
stratejileri seçmek ve her durumda öğrencinin anlamlı öğrenmesini
sağlayacak biçimde öğrenciye öğrenmede aktif bir rol vermektir. Buluş
Yoluyla Öğretmeye Örnek Öğretim Hedefi:Öğrenciler dersin sonunda
kenarlarına göre üçgen çeşitlerini söyleyebileceklerdir. Öğrencileri üç
çeşit kenar,üç ikizkenar ve üç eşkenar üçgen verilir. Öğrencilerden
üçgenlerin kenar uzunluklarını ölçüp,ölçüm sonuçlarını defterlerine
yazmaları istenir.Öğrenciler ölçüm yaparken gözlenir ve yardıma
ihtiyaçları olanlara yardım edilir.Ölçme işlemleri bittikten sonra
öğrencilere yaptıkları sonucu ne buldukları sorulur. Öğrenciler elde
ettikleri sonuçlara baktıkları zaman üç üçgenin bütün kenarlarını eşit
uzunlukta ve diğer üç üçgenin bütün kenarlarını farklı uzunlukta olduğunu
söyleyebilirler.Buradan da öğrenciler üçgenlerin kenarlarına üç değişik
biçimde olabilecek sonucu çıkarabilirler. SUNUŞ YOLUYLA ÖĞRETME (EXPOSITORY
TEACHING) Sunuş yoluyla öğretimin esaslarını Ausubel anlamlı öğrenme adı
altında vermiştir.Bu yaklaşımda bilgilerin çok dikkatli bir biçimde
düzenlenmiş sıralanmış ve öğrenci tarafından alınmaya hazır durumda
verilmesi sürecidir.Anlamlı öğrenme için öğrenilecek bilgi ve beceriler
kendi içinde bütünlük ve anlamlılık taşımalı öğrenci anlayarak öğrenmeye
istekli ve onu gerçekleştirmeye kararlı olmalıdır. Sunuş yoluyla
öğretme,öğretmen ve öğrenci arasında yoğun bir etkileşim
gerektirir.Öğretmen öğrencilerin aktif olarak katılımını sağlamaya
çalışır.Öğrenciler fikirlerini örneklerini tepkilerini
açıklar,tartışırlar. Sunuş yoluyla öğretme bol örnek vermeyi
gerektirir.ağırlık sözel öğrenmede olmakla birlikte
örnekler,resimler,şemalar gibi görsel diğer uyarıcıları kapsar. Öğretim
adım adım ilerler.Ders ön organize edici (advance organizer) lerle
başlar.Her öğrenme basamağında önce ve yeni öğrenilenler arasında yatay ve
dikey ilişkiler kurulur.Böylece öğrencinin anlamlı öğrenmesi sağlanır. (woolfolk,1993
Eggen ve Kauchack,1992. Sunuş yoluyla öğretim bazı yönleriyle buluş
yoluyla öğretime benzer.Ancak sunuş yoluyla öğretimde ilke ve kavramları
öğretmen sınıfa açıklar.Öğrenme öğretme etkinliklerinin merkezinde
öğretmen vardır.Buluş yoluyla öğretimde ise; ilke kavramlarla ilgili
genellemelere öğrenci kendisi ulaşır.Öğretmenin yolu öğrenciye kılavuzluk
etmek ve öğrenme ortamını düzenlemektir.[ Sunuş yoluyla öğretmenin üç
temel aşaması vardır.Bunlar;ön organize edicilerin sunulması (başlangıç),
öğrenilecek yeni konunun,materyalin sunulması (gelişme), bilişsel
örgütlenmenin güçlendirilmesi aşamalarıdır yani başlangıçta sunulan ön
organize ediciler ve ayrıntılar arasındaki ilişkilerin gözden geçirilerek
açıkça görülmesinin sağlanması, transferlerin yapılması (sonuç alma) bu
aşamada gerçekleştirilir.. Öğretim süreci, hedefler, giriş davranışları,
öğretme yöntemleri ve değerlendirme olmak üzere dört öğeden oluşur.
ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ MODELİ Gagne öğrenme kuramlardan
bilgi işleme modeline paralel bir öğretme modeli geliştirmiştir.Bu öğrenme
modeline göre öğrenme olaylarında yer alan öğretme durumları ile bunların
iş görüleni belirten bir sıralama aşağıdaki gibidir. Öğretme sürecinde yer
alması gerekli muhtemel olaylar şunlardır. 1.Dikkati sağlama ve
motivasyonu harekete geçirme:Öğrencide öğrenmenin başlayabilmesi için
öğrencinin dikkatini belli noktalar üzerinde yoğunlaştırması
gerekir.Dersteki yenilik ve değişiklikler öğrencinin dikkatini çekmede
önemli hususlar;bireyin amaçları da dikkati kontrol eden önemli iç
kaynaklar arasındadır.[ Genel olarak dikkat ani uyarıcı değişiklikleri ile
sağlanabilir.Örneğin;oda aydınlığındaki ani değişmeler,odada ani ses
değişmeleri,öğretmenin ses tonundaki alçalma yükselme ve vurgulamalar,el
çırpma,öğrenciye adıyla hitap etme ve benzeri uyarıcılar dikkat çekmede
kullanılan bazı uyarıcılardır. 2.Öğrenciyi dersin amaçlarından haberdar
etme:Öğrenci öğretim işinin başında o derste neler öğretileceği
belirtilmelidir. Bu suretle öğrenci dersin ya da ünitenin sonunda neye
göre değerlendirileceğinin bilgisine sahip olur. Amacın önceden
duyurulması,yönetim mekanizmasını harekete geçirir ve beklentilerin
oluşmasında yardımcı olur.yeni öğrenileceklerle ilgili bilgi ve
becerilerin hatırlanmasında hedeflerden haberdar olma öğrenciyi konu
dışına çıkmaktan kurtarır,öğrencinin konu üzerinde odaklaşmasında yardım
eder. Beklenti öğrencinin yoğun olarak öğrenme çabasını sürdürmesini
yardım eder ve başarılı bir performans göstermesini sağlar.Öğrenme
ürünleri ile öğrencinin ilgilerini bağdaştırmak, ilişkilendirmek öğrenciye
hedeften haberdar etmenin önemli bir amacıdır. 3.Yeni öğrenmeler ile
ilgili daha önce öğrenilmiş bilgi ve becerileri hatırlama:Öğrencinin
öğrenme işine katılması ve öğrenmeyi sürdürmesi yeni öğrenileceklere
doğrudan ilgili daha önceden öğrenilmiş bilgi ve becerilerini hatırlaması
ve kullanmasına bağlıdır. Öğretmen öğrencilerin daha önce kazanmış
oldukları yenilikleri soru sorarak,açıklama yaptırarak, tartışarak ortaya
çıkarmalıdır; varsa eksikleri tamamlamalıdır. Ön koşullu öğrenmeler
kullanıma hazır hale getirildikten sonra yeni öğrenmelere geçilmeli eski
ve yeni öğrenmeler arasında ki ilişkiler kurulmalıdır.Örneğin şahıs zamiri
ve yüklem uyumunun incelendiği bir derste ön koşul öğrenme olarak şahıs
zamirlerinin neler olduğu hatırlatılarak konuya başlanılabilir ve daha
sonra şahıs zamirlerine uygun olarak fiile takılacak takıların neler
olması gerektiği incelenilebilir. 4.Uyarıcı materyallerin sunulması:bu
olay performans olarak öğrenciden beklenen davranışların yapılmasını
sağlayacak ve kolaylaştıracak uyarıcıların öğrencilere duyurulması
işlemidir. Öğrencilerden bazı bilgileri kendileri bulmalı isteniyorsa soru
sorulmalıdır.Bir öğretme olayında önemli olan,öğrenciyi etkisi altına
alacak uyarıcıların verilmesidir.Önemli olan diğer hususta hedeflerin
ulaşılmasına yardım edecek olan uygun uyarıcıların seçilmesidir. Örneğin
matematikte toplama işlemi becerisini kazandırılması için başlangıçta
toplama işleminin nasıl yapıldığını söylemesi yerine toplama işlemine
başvurulmasını gerektiren bir problem daha çok uygun bir uyarıcıdır.
Kavramların öğretiminde bir kavramın değişik cümleler içinde kullanılması
öğrencilerin büyük çoğunluğunun anlaşılmasını kolaylaştırır.Sunulacak
uyarıcıların etkili olabilmesi için ayırt edici bir özellik taşıması
gerekir.Örneğin çocuklara tek ve çift sayılar öğretiliyorsa “bakın bu
dizideki sayılardır denebilir”.Özne ve yüklem uyumunu öğretildiği bir
derste “bu cümledeki özne ve yükleme dikkat edin” gibi bir uyarıcı cümle
ile öğrencinin seçici algısı doğrudan öğrenme konusu üstüne
yönlendirilebilir.5. Öğrenciye rehberlik etme:Bu olayda, öğrencinin içinde
öğrenmenin gerçekleştirmesi için ipuçları verilerek ve geçici yardımlar
yapılarak yönlendirmesi yer alır. Öğrenci cevabı kendisi bulabilecek
şekilde yönlendirilmelidir. Rehberlik etmede amaç, öğrencinin doğru yolda
olmasını sağlamaktır. En iyi yol gösterme stratejisi her adımda biraz
yardım vererek ilerlemesini sağlamaktır. Öğrenme rehberi sağlamada en
temel ve genel ilke;öğrenme rehberinin hedefe uygun
olmasıdır.Örneğin;motor becerilerin öğrenilmesindeki rehber becerinin
sıkça tekrar edilmesi otomatikleşinceye kadar pratik yapılmasıdır öğrenme
rehberi,gerek sözel ifadeler, açıklamalar,vurgulamalar olsun,gerekse
grafikler,tablolar,şemalar,resimler biçiminde olsun öğrencinin bilgiyi
kodlaması sağlanmalı ve daha sonra da uzun süreli bellekten geriye
getirilmesinde ip ucu görevi görmelidir.Örneğin;üçgenin alanını
hesaplamayı öğrenecek çocuklara çevrelerinde var olan kare ve dikdörtgen
biçimindeki kağıtları, nesneleri karşılıklı iki köşesinden katlamalı
isteyerek iki üçgen elde etmeleri istenir.6. Davranışı ortaya çıkarma: Bu
olay, öğrencinin öğrenmeyi gerçekleştirip gerçekleştirmediğini görmek için
yapılır. Konuyu kavradığı hissedilen öğrenciden, “şimdi göster”,
“yap”,”çiz”, “söyle” gibi ifadelerle öğrendiğini davranışa dönüştürmesi
istenir. Davranışın ortaya çıkarılması öğrencinin öğrendiğini kendisinin
de görmesi için gereklidir.Öğrencinin öğrendiklerini davranış olarak
göstermesi için ya doğrudan sorulabilir ya da motor beceri tutumlar gibi
öğrenme ürünlerinin ortaya çıkarılması için özel nitelikli düzenlemeler
yapılabilir. 7. Geri bildirim (Dönüş sağlama): Doğru davranışın ortaya
çıkarıldığı zaman gerçekleştiği kabul edilir. Bir çok davranış geri
bildirimi bünyesinde taşır. Bir cümleyi söylerken kişi yaptığının
doğruluğunu içinde hissedebilir. Fakat okul öğretimindeki öğrenmelerde
geri bildirim otomatik olarak gelmez. Bu sebeple geri bildirimin dıştan
sağlanması esastır. Geri bildirimin bir baş sallama mimik hareketleri,
gülümseme kabul anlamına gelen bir işaret gibi değişik şekillerde
verilebilir.Öğrenciye öğrendiği davranışın doğruluk ya da yanlışlık
derecesi hakkında bilgi verir.Böylece öğrencinin doğru davranışları
pekiştirilmiş yanlışları ise zaman geçirilmeden düzeltmesi için doğrudan
bilgi verilmiş olur 8.Performansı değerlendirme:Öğrenilenlerin değişik
durumlarda tekrar edilmesi onların kalıcılığını artırır.Yapılan
araştırmalar öğrenmeden bir süre sonra yapılan aralıklı tekrarların
öğrenmeden hemen sonra tapılanlardan daha etkili olduğunu
göstermektedir.Öğrencilerin başka alanlara geçişini sağlamak için
öğrenilenlerin yeni durumlarda kullanılması öğrencilerin problemlerle
karşı karşıya bırakılması yararlı olur.[.Değerlendirme:Öğrenmelerin
gerçekleşip gerçekleşmediğinin formal yollarla kontrol edilmesi gerekir.Bu
kontrol öğretim faaliyetleri sırasında olabileceği gibi öğretimin sonunda
ve belli süre sonrada tapılabilir.Kontrol sırasında davranışın öğrenci
tarafından yapılması ve değişik durumlar için de gerçekleşmesi beklenir.
Öğretmen öğrencinin yeni öğrendiği kuralla ilgili yeterli gerçeklik ve
güvenilirlik düzeyinde sınama durumları hazırlanmalı ve öğrencinin yeni
öğrendiği kuralı çeşitli durumlarda kullanmasını sağlamalıdır.Sonuçta yeni
öğrenilenlerle ilgili çeşitli durumlarda gösterilen performans
değerlendirilmelidir.Örneğin; üçgenin alan hesaplama kuralını öğretildiği
bir derste öğrenciden çeşitli nitelikteki üçgenlerin alanlarını
hesaplamaları istenmeli;elde edilen sonuçlara göre öğrencinin üçgenin
alanını hesaplama kuralını yeterli güven düzeyinde öğrenip öğrenmediği
belirlenmelidir.Öğrencinin doğru davranışları pekiştirilmeli;yanlışları
düzeltmesi için yeni ipuçları verilmelidir. DOĞRUDAN ÖĞRETİM MODELLERİ
Rosenshine (1979) tarafından doğrudan öğretim ilkeleri şöyle
özetlenmiştir.Doğrudan öğretim öğretmen merkezlidir.Öğrenciye sunulacak
materyallerin yapılandırılması ve aşama aşama öğrenciye sunuluşunda
öğretmen etkindir. Ders akademik odaklıdır.Öğrenciye kazandırılacak
hedeflere ulaştırılacak etkinlikler için ayrılan zaman bellidir.Öğrencinin
performansı izlenir ve öğrenciye anında dönüt verilerek
yönlendirilir.öğrenci katılımı önemlidir.Öğrenme keyifli bir akademik
atmosferde gerçekleşir. Doğrudan öğretim modelinin ilkeleri Ausybel’in
sunuş yoluyla öğretim Gagne’in öğretim etkinlikleri, Madeline Hunter’in
tam öğrenme programı Slavin’in bir dersin basamakları,Good ve Gows’un
Misouri matematik programı gibi öğretim stratejileri ile aynıdır. Hemen
hemen tüm modellerde öğrenciyi öğrenmeye hazırlamak üzere öğrenme konusu
üstüne dikkati çekme ne öğrenileceği ve öğrenilenlerin nerede
kullanılacağı hakkında öğrenciye bilgi vermeye dönük etkinlikler yer
almaktadır.Böylece öğrencinin öğrenilecekler üstünde sağlanmaya
çalışılmaktadır Tablo 1-2 doğrudan öğretim modelini benimseyen eğitim
psikologlarına göre bir derste bulunması gereken öğretim etkinlikleri
Pedagog ESra Oskay
|