KARARIN GÜCÜ: EN KÖTÜ KARAR KARARSIZLIKTAN DAHA İYİDİR

Her şey o gün başlamıştı. İçimden bir ses "ne yapıyorsun?" diye bana soruyordu. Evet ne oluyordu bana? Neydi beni çevrede sevilen, sayılan biri olmaktan alıkoyan? Neydi beni çoğunluktan farklı biri olacağıma, çoğunluktan biri yapan? Neydi beni "başarılı insanlar kulvarından uzaklaştıran.
Geçen  gün ÖSS sınavına çalışmak için birazda ailemin baskısıyla odama gittim. Ama o üniversite hazırlık kitabını bir türlü açamadım.
Bir ay önce bilgisayar kursuna gitmek istiyordum. Ama ben bilgisayardan hiç anlamam diyerek ondan da vazgeçtim.
Yabancı dil öğrenmek çağımızın kaçınılmazlarından. Bu yüzden mutlaka bir yabancı dil öğrenmek için kursa yazılmalıyım diye düşünüyordum. Ama kursun kapısından son anda döndüm..

Daha bir çok isteğim vardı. Ama hiçbiri için başlama cesaretini kendi içimde bulamadım.

Neydi beni arzuladığım kişi olmaktan uzaklaştıran?

Bu duyguları hepimiz hayatımızın bir bölümünde, bazılarımız ise hayatımızın tamamında yaşamaktadır. Bizleri "başarılı kişiler" kulvarından uzaklaştıran, isteklerimizi "karar" haline dönüştürememizdir. İsteklerimizi "heves" olarak görmemizdir.

ÖSS sınavını her sene ortalama bir buçuk milyon (1.500.000) kişi kazanmak istemektedir. Ama sadece bu sınavı ortalama her sene üç yüz bin (300.000) kişi kazanmaktadır. Kazananlarla, kazanamayanları belirleyen bilgi seviyeleri ve  sınava stratejik olarak hazırlanmalarının yanı sıra "karar vermenin" gücünü kullanmalarıdır. Kazananlar, kazanmaya "karar" verenlerdir.
Kendi işini kurmak isteyen kişiyle, kendi işini kuran kişi arasındaki temel fark, kendi işini kuran kişilerin "karar" vermiş olmalarıdır.
Başaranlarla başaramayanlar arasındaki temel fark da, başaranların başarılı olmaya "karar" vermiş olmalarıdır.
Geçmişte yüzyıllarda veya yıllarda fizyolojik olarak yaşamış, günümüzde ise eserleriyle, sözleriyle, başarılarıyla isim olarak yaşayanların hareket noktası da "karar" dır. Onlar bir çok faaliyeti gerçekleştirmek için yine bir çok önemli kararlar vermişlerdir.
Araba ile sabahları işe, okula, alışverişe giderken bir dil öğrenebilir misiniz? Hayır diyenleri duyar gibiyim. Ancak Dr. Burney'in müzik dersi vermek için bir öğrencisinin evinden diğer öğrencilerinin evine at üzerinde giderken Fransızca ve İtalyanca öğrendiğini biliyor musunuz? Neydi ona at sırtında dil öğreten güç? Dil öğrenmeye "karar" vermiş olmasıdır.

Ünlü yazar Victor Hugo, önemli eserlerinden biri olan "Notre Dame'de Paris" isimli eserini yazabilmek için elbiselerini bir sandığın içine koymuş ve arkadaşına vermişti. Ve arkadaşından kitabı bitmeden elbiselerini getirmemesini istemişti. Neydi Hugo'yu bu kadar hırslı yapan? Tabi ki o kitabı yazmaya "karar" vermiş olmasıdır. Siz böyle bir karar alabilir misiniz?

Bil Gates'i yazılım devi, Sakıp Sabancı'yı Türkiye'nin en zengin insanı, Recep Tayip Erdoğan'ı ülkemizin başbakanı yapan temel güç de "karar" vermiş olmalarıdır. Onlar, bundan 5 veya 10 sene önceki, belki de 20 sene önceki vermiş oldukları "karar"lar sonucunda bu konumdalar. Ya karar vermemiş olsalardı, sizce nasıl bir hayat yaşarlardı, biz onları tanırmıydık?...

İnsanın geleceğini, kariyerini, kaderini belirleyen en önemli güç "karar" dır. Her gün, hepimiz onlarca karar veriyoruz. Bir yıl içinde ise yüzlerce belki de binlerce karar veriyoruz. Vermiş olduğumuz bu "karar"lar bizim 5-10 yıl sonra nasıl bir hayat yaşayacağımızın, nasıl biri olacağımızın temelini oluşturur. Anthony Robbins'in dediği gibi: "kaderimiz, karar anlarımızda biçimlenmiştir."

Bir şeylere karar vermek için geç kalmayın. Alexis Carrel bu konuyla şu önemli tespiti yapmıştır; "yarın diye bir şey yoktur". Bugün yarının teminatıdır, bu gün yarın yaşayacağınız hayatın gölgesidir. Mutlaka 10 yıl sonra yaşayacağınız hayat için, sizi başarıya ve mutluluğa ulaştıracak kararlar verin.
•    ÖSS sınavını kazanmaya karar verin.
•    Yabancı bir dil öğrenmeye karar verin.
•    Kendi işinizi kurmaya karar verin.
•    Şiir yazmaya karar verin.
•    Akşam yemeğini yapmaya karar verin.
•    Her hafta en az iki kitap okumaya karar verin.
•    Değişmeye ve başarılı bir insan olmaya karar verin...
"Karar" sizin belirlediğiniz hedeflere ulaşmanız için kendinizde "eylem gücü bulmanızı sağlar. Yani "eylem"in en önemli şartı, olmazsa olmazı "karar" dır. "Eylem" ise insanı hedefe götüren "hareket" gücüdür. "Karar" vermeden yapılan "eylem", yapmak istediğiniz faaliyetin ve işin sonunun gelmemesine neden olur. Çünkü "karar", "eylem"e geçmeniz için sizde "ilk motivasyon" sağlayacaktır.  İlk motivasyon ise sizi adım adım arzuladığınız kişi olmaya sizi ulaştıracaktır.

Neydi "kararı", kaderimizi biçimlendirecek kadar önemli hale getiren?
"Karar"ı bu kadar önemli yapan, beynimizin çalışma şeklidir. Maxwell'in psikosibernetik yasasına göre "beyin açık ve tanımlanmış bir hedefe sahip olduğu zaman yoğunlaşarak o hedefe doğru yönlenmekte, tekrar yoğunlaşmakta tekrar yönlenmektedir. Tanımlanmamış bir amacı olmayınca beyin enerjisi boşa harcanmaktadır". "Karar"da beyni bir noktaya odaklayan, tüm vücudu amacınıza yönelik olarak tetikleyen "güçtür.” "Karar"la ateşlenen beyin insanı hedefine, amacına ve verdiği o kararlara doğru adım adım ilerletir. Sonunda ise amaç arzuladığınız sonuçtur...

Ahmet YILDIZ
Psikolojik Danışman