|
parser, doğal dil işleme, chatbot,
doğal dil anlama ve cevaplama, yapay zeka,derlem,
sanal sohbet | |
HAZAN VE AYRILIK
Geceden, saati ayarlamayı aylardır bıraktım.Güneşin
doğuşuyla,kuş sesleri ile uyanmaya alıştım.Kuş
sesleri ile uyanmakta ayrı zindelik veriyor.
Ne yazık ki, kuş sesleri ile uyanamadım bu
sabah!Güneş gibi kuşlarda kaybolmuş.Arkasında
inceden inceye esinti kalmış.Nemli sabahlardan
uzakta, hafif soğukluk var, üzerimde.İnce
kısa kollu, açık renkli giyisiler yer değiştireceğe
benziyor. Dolabın mevsimlik bölümü görünmeye
başladı.
Binbir renkten güzellikle var olan kelebeklerin
kanadını artık göremeyeceğim.Bal arıları
vızıldamıyor.Çiçekler rengarenk açamayacak;soğuk,
bitkilere de dokunuyor.Canım yeşil tabiat;
sararmaya başladı. İnsanlar güneşten terlemiyor.
Denizin dalgaları dinmiş.Plajlarda aşıklar
yok! Kumsalda satıcılarda tatilcilere; simit,şapka,top
satmak için bağırmıyor,dolaşmıyor.
Tatilciler sezonluk uğraşılarını tamamladılar.
Annem babam bile güzelim Ege yi bırakıp döndüler
bu soğuk Kent e.Yazlıkçılar tek tek dönüyorlar,
bagajlar dolu, yaz sıcaklığından; mayolar,deniz
gözlükleri,dalgıç kıyafetleri,plaj havluları
ile...
Ayağını suya değdirecek, kumsallara yazı
yazacak sevdalılar yok ,Gece ay şahitliğinde
ateş dansıda yapılmayacak! Belki de yaz aşıklarıydılar,
ayrıldılar! Balıkçılar yapayalnız kaldı,
iskelede...Denizin maviliğinde derin düşüncelere
yatan yaşlılar da çekilmiş evlerine..Ağaçlar
sallanmaya başladı.Mevsim hazan oluyor.
Yaz tatiline yatırılan düşlerin kimi yerini
buldu kimi adresine uğramadan çekip gitti.
Bakıyorumda; bu sabah benimde hayallerim
uçmuş. Yaz tatili sevincinde yapacaklarım
;yapmayı düşlediklerim! Hepsi parça parça,
sormadan ‘’veda’’ etmeden, başka yaz sıcaklığına
gitmiş, tükenmiş,kaybolmuş!
Haziran gecelerindeki sesler; sessizlikte!
Temmuz un telaşı,neşesi vuramamış Ekim e!
Ve bakıyorum ki mevsim değişmiş;düşlerim
kaybolmuş.ve sonbahar! Oysa ki daha dün gibi,
bahar da neler neler hayal etmiştik. Olmadı
işte!
Hazan mevsimi veda vakti!Ayrılıklarla dolu!Yedi
veren güller ayrılmış altıncı defasında dikenlerinden.Sarmaşıklar
saramamış pembe evlerin önünü... Kamelyaların
üstündeki firüzeler sararmış,kurumak üzere.
Komşu evlerde müzik rengi bile değişmiş.’’sarı
yapraklar ayrılığındır!’’ Diye nameler geliyor,
kulağıma.. Ağlayan çocuklar okul yolunda,derslerini
çalışma sessizliğinde..
Gülen serçelerim; her gün balkonuma bıraktığım
ekmek kırıntılarını yiyen kuşlarımda kaybolmuş.
Veda dahi etmeden!Kim bilir nerede? Hangi
sıcaklığa göçtüler..
İçim daralıyor benim; hazan günlerinde!Canım
sıkılıyor sonbahar aylarında. Elden bir şey
gelmiyor! Nasıl ilkbahar içimi kaynatıyorsa,
Sonbahar da içimi kanatıyor.Lapa lapa kar
beyazlığında belki de hayallerim yine yeşerecek;Ulu
çam ağaçlarında..
İçimde hüzün burukluğunda bir ses duyuyorum
penceremde; benim ağlayan serçelerim;gagalarıyla
sesleniyorlar bana;
- Hoşça kal.. Görüşmek üzere ,başka baharlara.....
A.Esra OSKAY |
|
| |