Lübnan Cumhurbaşkanı M.Emile Lahoud , Birleşmiş Milletler (Çocuklara Yardım Fonu) UNICEF'in Lübnan'daki en üst düzeydeki büyükelçisi Ekrem Birerdinç'e, başarılı çalışmaları nedeniyle onur ödülü verdi.
                  |<<<@na sayfaya dön |      | Esra OSKAY'ın şiirleri | Esra OSKAY'ın makaleleri |      | Sayfa Sonuna Git |

GENÇLİK!

Aslında gençlik adına yazılacak çok şey var. Düşüncelerin durdurulduğu, sevgilerin dondurulduğu gençlik(!) Onlar bu gerçekleri yaşadıklarını fark etmeseler de, onları bu hale getirenler kendilerini gayet iyi biliyorlar. Belki suçlu aranması yanlış olacak ama nedenlerde ortaya çıkmalı, artık!

İnce bir fanusun içinde bekletilen gençlikte; ailelerin ve medyanın payı oldukça yüksek. Medya ile bağlantı kurmadan ‘'Ne ilgisi var, gençlikle medyanın''Diyebilirsiniz(!)Uzaktan değil, çok yakından ilgisi var.
Şaşaalı manşetlerle, eğitimsiz insanları beş dakikada şöhret eden medya! Kısa yoldan, hak etmeden para savuran magandaları toplum gençliğine tanıtan medya!

Gençlik; bilimi, bilim adamlarını, düşünürleri,yorumcuları, emekçileri tanımadan, toplumu kompleksleriyle meşgul eden densizleri tanımaya başlıyor; medya desteği ile..

Ne kadar üzücüdür ki; kitap okumayan gençlik, magazin haberlerinden haberdar olmak için gazete alıyor ve okuyor ve okuduğuna inanıp düşler kuruyor. Kendi dünyasındaki hayallerini kurgulayıp göz alıcı magazinin etkisinde dalıp gidiyor, isimsiz boşluğa!

Ne şarkılar ne sözleri ilgilendiriyor, gençliği! Onları ilgilendiren müzikli mekanlarda boşa giden zamanın loş ışıkların altındaki düşüncelerin dondurulduğu, uyuşturucu tuzaklarının pususu oluyor.

Gençlik dilden-dile dolaşan madde tadını tatmak için şekilsiz danslarla, çılgın yüzlerin makyajları ile karanlıkta tanışmaya koşuyorlar. Aydın günden kaçarcasına! Besteler, notalar ağlıyor, tenor sızlıyor, soprano küs, umursamazlıklarında.

Kitaplar kaldırıma düşmüş, sevgi sıradan olmuş, aşkın onuru kaybolmuş; farkında değiller!

Silah sözleri dillerde, yobaz düşünceler yatırımda, çıkar için gurur ayaklarda algılamıyorlar! Suç onların değil; anne babaların ve toplumun hak etmediği başlara taç yaptığımız örümcek beyinlerin tanıtımında!

Sevgi nedir bilmiyorlar, ailelerinden sevgi üzerine söyleşileri duymamışlar ki! Gri gecelerde iki dakika sonrasında ki tanıştıklarına ”Aşık oldum, Sevgi oluştu” rahatlıkla söyleyebiliyorlar! Çocukluklarındaki tatmadıkları duyguyu yerinde ve zamanında kullanamıyorlar!

Son günlerde gözünüze çarptı mı?

Gençliğin kaçış yerleri.. İnternet cafelerin dolgunluğun da; sanal sevgilerin arayışı! Eğlence mekanlarında uyuşturulan belleklerin belirdiği cazibeli hayatın modelleri, sokaklarda alıntı yüz ifadeli, çalıntı gülüşlü gençliğin sahiplerini görebiliyor musunuz?

Doyumsuz, çalışmaz dürtülerinde, yerlerinde saydıklarını, üretmeyi öğrenmeden tükettikleri yılların sorumsuzluğundaki gençliği görebiliyor musunuz?

Kaçınız elinde kitap okuyan pırıltılı göze denk geldi?
Kaçınız yarını için çabalayan, özentisiz, yarını için etkisiz adımlarla yürüyeni, kimliğini kazanmak için emek veren bilinçli gençliği, çalışırken görebildi!

Ne yazık ki gençlik okumayı, bilgilenmeyi değil, kulaktan kulağa dolaşan isimsiz sözleri benliğinde kullananları sergiliyor.

Suç gençliğin mi yoksa toplumun mu?

Üzerinde düşünülmesi ve iş işten geçmeden; umudun, sevginin, barışın rengi gençliği kurtarma yoluna çıkılması gerekiyor!
Bugün 19 Mayıs gençlik ve Spor Bayramı; Atatürk'ün sevgiyle Cumhuriyeti gençliğe emanet ettiği gün!Çalışkan, dürüst, sevgiyi yaşayan gençliğin günü.. Günün anlam ve sorumluluğunu bilen, yarınlara onuruyla, hakkıyla, emeği ile sevgi veren, gençliğin günü..

Ve bu günde; çıkmaz dar sokaklardan kurtulan ve kurtarılan herkesin günü kutlu olsun..
Ayçağ Esra Oskay

             | <<<ana sayfaya dön | sayfa başınadön | irtibat |
Telif Hakkı©2005
www.esraoskay.com   'a aittir.
  Son Güncelleme:03 Haziran 2005