PARAŞÜT
Sahil yolundan bostancı istikametinde gitmekte
olan dolmuşa yaşlı bir bayan biner,
bayan tam bir eski İstanbul hanımefendisidir.
Gerek giyimi, gerek oturuşu, gerek
konuşmasındaki kibarlık ile çevresindekilerin
saygı ve ilgisini, çeker. Teyzemiz
gitmek istediği yer için parayı uzatır:
-Pardon
beyfendi, rahatsız ediyorum ama şuradan
bir Suadiye uzatırsanız çok memnun olurum.
-Tabi hanfendi, ne
rahatsızlığı... para şoföre uzatılır
ve yolculuk devam eder. Yaşlı ve kibar
teyzemizin kibarlığı, şık giyimi ve güler
yüzü diğer yolcuların içini ısıtmıştır
adeta... Suadiye'ye gelindiğinde teyzemiz
inmek ister ve bunu şoföre yine o kibarlığı
ile bildirir:
-Pardon şoför
bey, mümkünse müsait bir yerde indirir
misinizi? Şoför sağa yanaşır ve kapıyı
açar fakat araç hala yavaşça halindedir..
Teyzemiz yaşlı olması nedeniyle inemez
ve dolmuşun tamamen durmasını bekler. Fakat
şoför acelesi varmışcasına yavaşça ilerlemekte
ve bayanın inmesini beklemektedir...
Dolmuşun bir türlü tamamen durmamasına
kızan kibar teyzemiz şoföre seslenir:
-Ulan pezevenk paraşüt
ile mi ineceğiz?
DOKTORUN BEKLEME
ODASI
Doktorun bekleme odasında, son derece hasta
oldukları her hallerinden belli üç adam
oturuyormuş. Hastalardan birisi 24 saatin
24'ünde içen bir alkolikmiş, ikincisi,
sigaraları bibirine ekleyen bir tiryaki...
Üçüncüsü sevişmeden duramayan azgın bir
eşcinsel...
Üçünü de uzun
uzun muayene eden doktor, sonuçları açıklamak
için adamları odasına çağırmış..
"Haberler
kötü demiş; üçünüz de uçurumun kenarındasınız...
Bu alışkanlıklarınızı derhal bırakmanız
gerek... Sen bir yudum daha içersen, sen
bir nefes daha çekersen, sen bir dahabir
erkekle ilişkiye girersen bittiniz. Orada
kalırsınız... Bakın tane tane tekrar ediyorum...
Aranızdan herhangi biri tekrarlarsa ölecektir...
Hepsi bu kadar..."
Üç kafadar
muayenehaneden birlikte çıkmışlar, yürürlerken
bir barın parlak ışıkları , yüksek müzik
alkoliği kandırmış..."Bütün doktorlar
palavracıdır, bayılırlar yasaklamaya" demiş
dalmış içeriye... Ötekiler de peşinden...
Alkolik bir duble viskiyi kafasına dikmesiyle
oraya yığılmış kalımış... Diğer ikisi dehşet
içinde bardan fırlamıışlar...
Karmaşık duygularla
yürürlerken kaldırımda yeni yakılmış, duman
tüten kocaman bir puro görmüşler.. Tiryaki
aniden durmuş... Derin derin bakmaya başlamış,
yerdeki puroya...
Eşcinsel tiryakiyi
dürtmüş... "Eğer onu almak için eğilirsen..."
demiş, "Bil ki, ikimiz de öldük!"
Cennette Nikâh
!
Evlenme hazırlığı içinde olan bir çift
trafik kazasında ölüp, cennete giderler.
Damat adayı durumu gorevli meleğe anlatarak,
evlenip evlenemeyeceklerini sordu.
"Bir bakayım" dedi, gorevli
melek.
Aradan 3 ay geçtikten sonra görevli melek
mağdur çifte sevinçli haberi vermek için;
"Herşey ayarlandı. Sizi evlendirebiliriz" dedi.
"Şey... Biz düşündükde, Acaba ! Evliliğimiz
yürümezse bizi boşayabilirmisiniz?" dedi
damat adayı!!
Görevli melek gök gürültüsü sesiyle son
derece kızgın bir şekilde;
-"Siz Manyak mısınız ??? Cennette
bir imam bulabilmek için 3 ayımı verdim.
Avukat bulmak ne kadar sürer tahmin edebiliyor
musunuz?
......... Sevgilerimle ..........
Dr.Beyazit ZENCIRCI .......