|
|||
CANIM BABAMA VE TÜM BABALARA Size, sizlere, kendime, hepimize..... Geçmişten yarınlarımıza sevgi uzantısı, kalp bağlarımız, can tanelerimiz, anne ve babalarımıza; en yakın, ne zaman koştuk? Mevsimleri doldurmadan, iklimlerin kısa metrajlı sorunlarına takılmadan, hayatın nesnelliğine gönül vermeden; en son, ne zaman babamıza sarıldık? Ne zaman bir demet sevgi öpücüğü ile kucakladık onları? Dokularımızın zerreciklerinde, hücrelerimizin yapısında, saklı damlaları ile soluklandığımız can babalarımıza; ne zaman çocukluğumuzdaki masumiyetimizle sarıldık? Ömür kulemizin inşası, canım babalarımıza dokunmak, ellerine, sevgi yüreklerine koşmak için hatıraları neden dondurduk? Anıları canlandırmayıp, neden inkarcı olduk? Senede bir gün değil; çocukluğumuzdaki çıkarsız dokunuşlardaki doğallıkla, canımız babalarımıza; çok geç olmadan, hadi koşalım!! Baba olma güzelliğinde, onurunda yaşayan tüm babaların ve baba adaylarının günü kutlu-mutlu olsun!! Benim mutlu bir çocukluğum vardı! Sıcak kollarında büyüdüğüm yakışıklı adam gibi adam babacığım. Sevgi yumağım; ilk hecem, sevgim, aşkım, babam! İlk tanıdığım erkek; Sevgili babam! Yaşamın bir köşesinde var oluşunu özümsediğim, güvendiğim, zorluklarda elini hemen uzatacağını bildiğim öz güvenle büyümek, sevginle, yılan gözlü hayattan sıyrılmanın tadı başka, bambaşka bir haz! Tarif edilecek gibi değil! Sensizliği düşününce; yamaçlarda yabani otlar arasından yeşeren kimsesiz gelincik gibi, içim buruklaşıyor, elemle tanışmış oluyorum.. Ne aşk acısına, ne vadilerdeki kayboluşa, içselliğin aldatan kimyasına, coğrafyasız kimliklerin ihanetine benziyor, sensizlik! Son vedaları düşününce; içim daralıyor, kalbimin ritmi değişiyor! İnsan tasavvur edemiyor acı yalnızlıkları!! Canım arkadaşım, sırdaşım babacığım, düşününce seni; yeşil film karesinde mavilikler solmamış, hala capcanlı, tartaklanmamış. Taptaze duruyor.. Nasıl bir çocukluktur ki; sıkmıyor, üzmüyor beni, bilincimi sıkıştırmıyor! Sevginle boğulduğum, okyanus büyüklüğünde verdiklerinle; senin gibi olma yolunda, çıkıyorum patika yolların basamaklarında.. Engelli yolları solladığın, sevgilere ben de koşuyorum; öğretilerinle, onurlu yaşam izlerinle... Küçük kızını severken büyüdüm ama hala senin gözünde küçüğünüm! Sen den kötü bir an hatırlamaya çalışıyorum; zorluyorum belleğimi ama çıkmıyor!! Hiç acı yaşatmadın ki, canım babacığım bana! Arkadaşlarımdan duyduğum; kaskatı sanrıları ben hiç yaşamadım! Katı kural nedir, bilmedim. Baskı kurmadın; ruhumda, yüreğimde.. “Sevgi ilkendi”. Sevgiyle öğrettin, acıların matematiğini, sevgi ile değerleri pekiştirdin, örnekledin.. Her şey de sevgi vardı! Şimdi anlıyorum; “Sevgisiz hiçbir şeyin anlamı yok!” Deyişini.. Bilinmeyenli hayat denklemlerinde kodlamayı hep sevgi ile yaptın.. Benim babam benim gibi duygusaldı ! Dünümüzden yazacak o kadar çok güzel anımız, kahkahalarımız, özlemlerimiz var ki; ama çok duygulandım ve artık ağlamaktan yazamıyorum! Sakın üzülme ağlıyorum diye! Ağlamanın da bir duygu şekli olduğunu sen göstermiştin bana; Kolej sınavındaki başarımda; sevinç damlalarını...Ve senden ayrıldığımı sandığın kırmızı peronda, dudaklarının titreyişinde; kopup uçtuğumda, ıslak bakışlarını gördüğümde;”Erkeklerinde ağladığını” senden öğrenmiştim. Ahh benim duyguları yerinde yaşayan, anlamını yaşattıran babacığım! Sen bir tanesin! İlk kez babamdan duydum; Aşkın, sevginin, barışın, dostluğun adını!! Babacığım, hatırlar mısın; kalbimdeki ilk ağrıyı: J ) Sevgi kıvılcımında; ruh halimi sorduğumda; güldüğünü de unutamıyorum J Beni dinleyip, yaşadığım mutluluğun ismini de sen söylemiştin. İnsanlarla barış dolu iletişimine, dostlukların da ki başarına, anneme sevgi, saygında; (senin gibi bir eşimin olmasını hep düşlerdim, işte çocukluk!) Ailen için zorluklara siper oluşunda hayran olmamak elde değil di! Farkında mısın, bilemiyorum ama hiç değişmedin, babacığım. Çocukluğumdaki gibi hala sıcak sarılışlarda; arkadaşım, sırdaşım, dostum olman çok anlamlı ve güzel.. Her şey yine aynı yerli yerinde.. Belki değişen konularımızdaki sancılardır. Yoksa yine aynısın, sevgi dolu ve en yakın arkadaşımsın! Bende tıpkı senin gibiyim, babacığım; işimin, sevgimin sorumluluğunda, tiyatro sandığımız yaşamın sahnesinde sorumluluğumu biliyor, dürüstlüğün güzelliğini gururla taşıyor ve sunuyorum..
Sevgiye yazıyorsam; Canım babamdan aldıklarımla; Sevgiyi kalemimde canlı tutuşumu merak ediyorlar, satırlarımın sevgi tadını, soruyorlar! Sevgi dolu yaşamımın, çocukluğumun, gençliğimin sevgi öğretisi; böyle babadan nasıl sevgi yazılmaz, nasıl? Kimselere söylemediğim bu sırrı, ilk kez sana yazıyorum; kahraman babacığım! Dolu dolu aldığım o saf, masum sevgi, nasıl yansımaz; sayfalara, yüreğime kalemime nasıl? Varlığına saygılar.. Yaşattığın tüm güzellikler için, tattırmadığın sıkıntılar için çok teşekkür ediyorum.. Canım babacığım; seni çok seviyorum... A.Esra Oskay |
|||
| <<<ana sayfaya dön | sayfa başınadön |
irtibat
| |